TÜRK-İŞ: Yaşam Maliyeti İle Asgari Ücret Arasındaki Fark 12 Bin 877 TL
TÜRK-İŞ: Yaşam Maliyeti İle Asgari Ücret Arasındaki Fark 12 Bin 877 TL
TÜRK-İŞ: “Asgari ücret, dar gelirli vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek temel gelir olma niteliğinden her gün biraz daha uzaklaşıyor."
Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) ‘geçim şartlarını’ ortaya koymak için her ay düzenli olarak yaptığı Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması’nın Ağustos sonuçlarını yayınladı.
Araştırmaya göre;
Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapılması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 27 bin 111 TL’ye
Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı (yoksulluk sınırı) 88 bin 309 TL’ye, Bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ de aylık 34 bin 981 TL ’ye
yükseldi.
Açlık sınırı bugün itibariyle 22 bin 104 TL olan asgari ücretin 5 bin 7 TL üzerine çıktı. TÜRK-İŞ asgari ücretin belirlendiği yılın ilk ayında açlık sınırını 22 bin 131, yoksulluk sınırını 72 bin 88 ve bekar bir kişinin yaşama maliyetini 28 bin 756 TL olarak açıklamıştı. O günden bugüne açlık sınırı 4 bin 980, yoksulluk sınırı 16 bin 221 ve bekar bir çalışanın yaşama maliyeti de 6 bin 225 TL artış gösterdi.
TÜRK-İŞ araştırma raporunda şunları kaydetti:
“Asgari ücret, ülkedeki dar gelirli vatandaşların ve ailelerinin temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek temel gelir olma niteliğinden her gün biraz daha uzaklaşmaktadır.
Milyonlarca sabit gelirli çalışanın ve emeklinin aylık gelirlerinin asgari ücret düzeyinde veya altında olduğu, sosyal politikalar çerçevesinde sağlanan nakdi ödemelerin koruyucu olmaması diğer bir ifadeyle yetersiz kalması nedeniyle vatandaşlar ihtiyaçlarının çoğu için borçlanarak geçimlerini sürdürmek durumunda kalmaktadır.
Ağustos ayı itibariyle bir kişinin yaşama maliyeti ile asgari ücret arasında oluşan 12 bin 877 liralık fark yoksullaşmanın boyutunu ortaya koymaktadır. Bu farkı gidermeden enflasyon kadar ücret artışına gidilmesi, var olan olumsuz geçim koşullarının ve dolayısıyla yoksulluğun sürdürülmesi anlamına gelmektedir. Yoksulluğun azaltılması ve giderek ortadan kaldırılması, çalışanların satın alma gücünün iyileştirilmesini sağlamak bakımından ‘insan onuruna yaraşır’ bir gelir tespitinin yapılması öncelikli olmalıdır.”
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.